Halloween Costume ideas 2015
Latest Post


24 Nisan 2009
Cuma

İzmir Kitap Fuarına katılmak için çok zaman kaybettim. Fuarın 7. günüydü ve ben daha bugün ziyaret edebildim. Gerçi daha yeni geldim Afyon’dan, fakat yine de kaçırdığım günlerin pişmanlığını yaşıyorum.
Kitap Fuarına gitmeden önce İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesine uğradık Ç ile. Uzun zamandır Sema Kaygusuz okumak istiyordum. “Sandık Lekesi” ve “Yere Düşen Dualar” isimli kitaplarını aldım. Bir de Enis Batur tabii ki: Kandil.
Kitap Fuarında Ozan’la karşılaştım. Birkaç ay önce Derme-Çatma adlı bir fanzin çıkarmayı planlamıştık, fakat bir türlü zaman yaratamamıştık. Bu karşılaşma fanzin projesini de tekrardan gündeme getirdi. İlk sayı haziranda…
İki söyleşiye katıldık fuarda. Aydın Şimşek, Emel Kayın ve Hülya Soyşekerci’nin konuşmacı olduğu “Hızın ve Devrimin Sanatı: Fütürizm” ve Veysel Çolak, Fikret Hakan, Turgay Gönenç ve İsmail Mert Başat’ın konuşmacı olduğu “Sinema Dili Şiir Dili Mi?”…
Söyleşiler sonrası Aydın Şimşek ve Emel Kayın’la fütürizm, fanzinler, edebiyatın popülizmden uzaklaşması gerekliliğine ve Emel Hanım’ın kendi fütürist manifestosuna uzanan kısa bir sohbet imkanı bulduk. Emel Hanım’ın manifestosu çok ilginç… Yakında Deliler Teknesi’nde yayınlanacakmış.
Ozan’la, Alsancak-Kıbrıs Şehitleri-Can Yücel Sokak-Yakın Kitabevi arasında kısa yürüyüşümüz ve özellikle fanzinler üzerine sohbetimizle geceye biraz daha yaklaştım.
Sema Kaygusuz’un ilk kitabı olan Sandık Lekesi’ne başladım eve gelir gelmez. Ortadan Yarısından, Tacettin, Elif’in E’si öykülerinde farklı bir öykü anlayışına, farklı bir dile ve farklı bir üsluba tanık oldum. Olaylara dışardan bakan anlatıcının tıpkı bir konuşma, anlatma esnasında kullandığı imgelerle örülü öyküler bende dönüp her bir öyküyü tekrar okuma isteği uyandırdı.
Bazı kitaplar vardır hem elinden bırakmak istemezsin, hem de kitabın bitmesinden korkarsın. İşte Sandık Lekesi de öyle bir kitap. Öyküleri okudukça başa dönüp yeniden okuyorum ki hem kitap kısa sürede bitmesin, hem de elimden hiç bırakmamış olayım.

Tuna BAŞAR

yirmi4nisan’09gecesi karşıyaka


1997 yılından beri her yıl farklı bir dalda verilen Aydın Doğan Ödülleri bu yıl roman dalında verildi.
Doğan Hızlan, Prof. Dr. İnci Enginün, Prof. Dr. Nüket Esen, Semih Gümüş, Prof. Dr. Handan İnci, Prof. Dr. Turan Karataş, Prof. Dr. Jale Parla, Ömer Türkeş ve Metin Celal'den oluşan seçici kurul ödülün Orhan Pamuk'a verilmesini kararlaştırdı. 
"Eserleri ile Türk edebiyatına romanın farklı türlerini getirdiği ve bu farklı türlerle kendisini izleyen genç romancılara yeni uygulama ufukları açtığı; burası ve ötesi, dünyevi ve uhrevi, Doğu ve Batı kutuplarını ustalıkla bir araya getirdiği; Türk romanını dünyada temsil eden ustalarımız arasında yer aldığı için" şeklinde açıklanan karar oybirliğiyle alındı.

Bu ödülü daha önce kazananlar şu şekilde:

1997 Roman Adalet Ağaoğlu
1998 Sosyal ve Beşeri Bilimler Prof. Dr. Doğan Kuban - Prof. Dr. Emre Kongar
1999 Görsel Sanatlar Ara Güler
2000 Şiir Melih Cevdet Anday
2001 Tarih Prof. Dr. İlber Ortaylı
2002 Klasik Batı Müziği Ankara Devlet Konservatuarı
2003 Arkeoloji Ord. Prof. Dr. Sedat Alp - Prof.Dr.Altan Çilingiroğlu
2004 Türk Halk Müziği Yücel Paşmakçı
2005 Kent Mimarisi "İzmir Konak Meydanı ve Çevresi Düzenleme Projesi” ve “Kastamonu Tarihi Kent Dokusu İyileştirme Projesi”
2006 Resim Adnan Varınca
2007 Moda Tasarımı Özlem Süer - Ümit Ünal
2008 Heykel Seyhun Topuz
2009 Tiyatro Genco Erkal
2010 Sinema Nuri Bilge Ceylan
2011 Türk Halk Müziği Mehmet Özbek
2012 Öykü Selim İleri
2013 Türk Müziği Türk Musikisi Vakfı
2014 Fotoğraf Ozan Sağdıç

Ödül hakkında detaylı bilgiye http://www.aydindoganvakfi.org.tr/TR/AydinDoganAwards.aspx adresinden ulaşabilirsiniz.


MASA DA MASAYMIŞ HA 

Adam yaşama sevinci içinde  
Masaya anahtarlarını koydu  
Bakır kaseye çiçekleri koydu  
Sütünü yumurtasını koydu  
Pencereden gelen ışığı koydu  
Bisiklet sesini çıkrık sesini  
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu  
Adam masaya  
Aklında olup bitenleri koydu  
Ne yapmak istiyordu hayatta   
İşte onu koydu  
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu  
Adam masaya onları da koydu  
Üç kere üç dokuz ederdi  
Adam koydu masaya dokuzu  
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında  
Uzandı masaya sonsuzu koydu  
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür  
Masaya biranın dökülüşünü koydu  
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu  
Tokluğunu açlığını koydu.  

Masa da masaymış ha  
Bana mısın demedi bu kadar yüke  
Bir iki sallandı durdu  
Adam ha babam koyuyordu. 

Edip CANSEVER


…havada aşk kokusu var…
Bahar geldi. Tabiat canlanmaya ve şenlenmeye başladı. İnsanlar doğanın uyanışına tanıklık ederek içlerindeki yaşam sevincini gün ışığına çıkarmaya başladı.
Her sabah masmavi gökyüzünde doğan neşeli güneşin ışıltıları arasında kuş sesleriyle uyanmak bütün çirkinlikleri unutturuyor. Daha bir dinamik, daha bir zinde oluyor insan…
Dünyanın herhangi bir yerinde, hala, yaşanacak güzel şeyler vardır. Çünkü dünyanın herhangi bir yerinde her zaman bahar yaşanmaktadır. Doğa her zaman canlıdır orda. Ve eros bu canlı doğaya aşk kokusunu yaymaktadır. Her bahar birileri bir yerde bu kokuyu içine çekerek aşkın tadına varırlar. Ve bütün doğa bu aşka şahit olur.
…havada aşk kokusu var…
Beni etkiliyor ve içimdeki karamsarlığı yok ediyor. Etrafımdaki bütün çirkinliklere rağmen hala güzel şeyler var.
Hala umut var…
Hala hayal dünyamın başkahramanını bulma şansım var.
Ve hala gelecek bana gülerek göz kırpıyor. Çünkü hücrelerime aşk kokusu doluyor…

Tuna BAŞAR

/ yirmiyedimartikibinaltı sıfırbiryirmidört
Afyonkarahisar /


Dosya: Hilmi Yavuz: Şiirin “Yara” Hali –
Hilmi Yavuz ile söyleşi / Müesser Yeniay
Metin Cengiz, Celâl Soycan, Ercan Yılmaz

Edebiyat Gündemi: “Kafamda Bir Tuhaflık” –
Orhan Pamuk ile söyleşi / Yusuf Çopur
Metin Cengiz, Çiğdem Ülker

Medya Notları: İdeolojik Aygıt Olarak Dil:
Osmanlıca-Türkçe Tartışmaları –
Nilgün Tutal, Korkmaz Alemdar, Aydın Çam

Yazılar: Hangi Baudelaire (Mehmet Rifat) – Refik Halid Karay’ın Kitaplarına Girmeyen Üç Öyküsü Üzerine (Zeynep Zengin) –  Gökyüzündeki Tıley: Yücel Balku (Mehmet Fırat Pürselim) – “Kendi Gecesinde” Kaybolmak ya da Yeniden Doğmak (Tamer Kütükçü) – Mekândan Bireye, Bireyden Mekâna (Nalan Yılmaz) – Türkiye İyilik Partisi’nden Bir Yazar: Orhan Kemal (Haydar Ergülen) – Ahmet Cemal ile Söyleşi (Tuğçe Isıyel) – Şeref Bilsel’in Şiiri ya da Karmaşası Bol Bir Şairin Neşesi Kırık Divanı (Hüseyin Köse) – Serap Aslı Araklı’dan “Hürmeten”  (Hüseyin Avni Cinozoğlu) – Bekir Sıtkı Erdoğan ile Söyleşi (Melike Eğilmezler) – Multilingual Yayınları’ndan Yeni Yıl Armağanı (Tozan Alkan) – Yeni Şiirler Arasında (küçük İskender) – Yeni Öyküler Arasında (Nalan Barbarosoğlu)

Şiir: Hüseyin Peker, Veysel Çolak, Gültekin Emre, Mustafa Köz, Bâki Ayhan T., Mehmet Can Doğan, Soner Demirbaş, Gökhan Arslan, Ali Taş, Hasan Ildız, Mümin Sarıburun, Yusuf Duran

Öykü: Gökçe Bezirgân Parlakyıldız, Batuhan Aşıktoprak, Necla Altıncaba Baştaş

Varlık Kitaplığı: Tuğrul Keskin ile Söyleşi Erkut Tokman – Aydın Büke ile Söyleşi (Feyzi Erçin) – Orbitor / Mircea Cartarescu (Tevfik Kalkan) – Yarabıçak / Ömer Faruk (Ömer İzgeç) – Çocuklarla Felsefe Sohbetleri / Roger-Pol Droit (Yaşar Öztürk) – Haneke Huzursuz Seyirler Diler / Haz.: Nilgün Tutal Cheviron (Nur Yerlitaş) – Şimdi Haberler (Gülce Başer)

Varlık bu ay da Bakış Açısı, Günler Geçer, Çevirdim Dilim Yandı, Yeni İmzalar köşeleri, Semih Poroy’un çizimleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Dergi hakkında detaylı bilgi için http://www.varlik.com.tr/varlikDergisi.aspx adresini ziyaret edebilirsiniz.

MKRdezign

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget